Selülit





Kan dolaşımında düzensizlik, hormonal dengesizlik, genetik ya da düzensiz beslenmenin yol açtığı selülit çok yönlü bir patoloji. Dengeli beslenme, spor ve biraz özen sayesinde selülitle baş etmek mümkün olsa da tamamen kurtulmak kolay değil. Günümüzde selülitleri yok etmek için lazerden mezoterapiye kadar pek çok teknik uygulanıyor. Ancak hiçbiri kesin çözüm getirmiyor. Üstelik zahmetli. Örneğin selülit dokusunu parçalamak için deri altına ilaç enjekte edilen mezoterapi uygulamasında kullanılan iğneler ciltte çeşitli leke ve morluklara sebep olabiliyor. Aynı şekilde LPG ve lazer yöntemlerinin de ciltte deformasyon ve lekeye yol açtığı biliniyor.

İşte bu noktada ülkemizde ilk kez uygulanmaya başlayan farklı bir teknik, kadınların bu rahatsızlığına çare olacak nitelikte: Subsicion. Yıllardır akne ve yara tedavisinde kullanılan subsicion yönteminin selüliti ortadan kaldırdığını keşfeden Amerika ve Brezilyalı dermatologlar “portakal kabuklarını” soymayı başarmış.

Subsicion yöntemini İstanbul’daki kliniğinde uygulamaya başlayan Dermatolog Doktor Gamze Menteşoğlu uygulamayı şöyle anlatıyor: “Vücutta iki tip yağ dokusu var biri kas üzerindeki derin yağ dokusu, diğeri deri altı yağ dokusu. Selülit deri altı yağ dokusu hastalığı. Bu yağ doku deriye fibrotik bantlarla tutunuyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar fibrotik bantların deride oluşturduğu çöküntülerin aynı akne tedavisinde olduğu gibi ortadan kaldırılabildiğini gösterdi. Fibrotik bantları deri altına çok ince bir kanülle girerek yağ dokusundan ayırıyoruz. Böylece fibrotik bantları serbestleştiriyoruz. Doku rahatlıyor ve anatomisi düzeliyor, anında sonuç alınıyor, çöküntüler, portakal kabuğu görüntüsü oluşturmuyor. Herhangi bir yan etki, sarkma deride deformasyon gibi yan etkiler oluşmuyor”.

Selülitin kendi içinde dört evresi var. Evreler ilerledikçe kötü görüntünün yanı sıra sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Başta varis olmak üzere birçok hastalık selülitin eşlikçisi; damarlar zayıflıyor, çatlamaya müsait hale geliyor, bacaklarda yorgunluk ve isimlendirilemeyen ağrı ortaya çıkıyor.

Selülitin fazla kiloylaysa pek ilgisi yok. Çünkü fazla kiloları oluşturan yağlar kas üzerinde tutunan yağlar. Subsicion tedavisiyle görüntü düzeltilirken fazla yağlardan kurtulmak için ayrıca bir program uygulamak gerekiyor. Gamze Menteşoğlu hastalarına diyetisyen desteği almalarını önermenin yanı sıra alternatif kilo verme yöntemleriyle de yardımcı oluyor. Bu arada selülitin estetik değil, mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu olduğu görüşünde. “Uzun zamandır selüliti birçok şekilde tedavi ediyorduk. Selülit bir estetik kusur olarak gözüküyor ama işin aslı öyle değil. Tıp artık bunun nedenlerini araştırıyor. Şimdi o kadar tıbbın içerisine girdi ki selülitin fizyopatolojisiyle ilgili ders kitaplarımız oldu. Bu da araştırmanın devamını getirdi. Çünkü selülit ciddi bir sorun ve son yıllarda kadınlarda görülme sayısı çok arttı; neredeyse yüzde 95 kadında var. Çocuklarda bile selülit gözlemek mümkün. Selülit damar sisteminde bozukluk ve deri altı yağ dokusunda dejenerasyon aslında. Bizim tıbbi açıdan ilgimizi çeken de bu”.

Uzun süre oturarak çalışmak ve hareketsizlik selüliti tetikliyor. Damarların içindeki serum yağ dokusuna taşmaya başlıyor ve ödem oluşuyor. Bu uzun süre devam ettiğinde yağ dokusu içerisindeki hücrelerde dejeneresyon görülüyor, hücre zayıflaması ve hücre ölümü ortaya çıkıyor.

Şekil değiştiren bu hücreler, fibrozis denilen fibrotik bantlarla iyileşiyor. Bu bantlar da portakal kabuğu görünümüne sebep oluyor. İşte asıl tedavi edilmesi gereken bu fibrotik bantlar ve tedavi edilmedikleri sürece selülitten kurtulmak mümkün değil. Fibrotik bantların yaptığı çekme yağ dokusunun anatomisini bozuyor. Tedavi edilmez ise kişi ileriki yıllarda kronik dolaşım bozukluğu yani varis sorunuyla karşı karşıya kalıyor.

Subsicion yönteminde derinin altına çok ince bir kanül vasıtasıyla giriliyor ve fibrotik bantlar kesilerek serbestleştiriliyor. Bu yıllardır akne tedavisi ve yara izlerinde kullanılan bir yöntem. Sonucu görmek için de haftalarca beklemeye de gerek yok. Tek seans yeterli oluyor. Gamze Menteşoğlu gerektiğinde serbestleştirmeden sonra aradaki bölgeyi serum fizyolojikle yıkayıp, bir dolgu maddesi enjekte ederek çok daha iyi sonuçlar elde ettiğini söylüyor.

Tedavi süresi sorunlu bölgenin durumuna göre 10 dakika ile iki gün arasında değişiyor. Üstelik zahmetsiz, uygulama sırasında lokal uyuşturma yapılan hasta acı çekmiyor ve günün devamını rahat geçiriyor. Uygulama sonrası bir de varis çorabı giymek gerekiyor. Gamze Menteşoğlu “Gelirken hastalara bir varis çorabı getirmelerini tavsiye ediyoruz. Dünyadaki uygulamada bu çorap bir gün giyiliyor. Ben üç gün giyilmesini öneriyorum. Çünkü dokunun kendini yenilemesi için üç gün iyi bir zaman. Hasta tedaviden sonra buradan çıkıp işine gidebiliyor o gün dinlenmesine gerek yok. Subsicion bütün dünyada kabul edilen tek tıbbı tedavi yöntemi ve sonuçlar memnuniyet verici” diyor.